Diyet & Diyetisyen

Her günün tatil olması hayal edilemeyecek kadar uzak öyle değil mi? Öyleyse şu iş yerinde beslenme sorununu biraz masaya yatıralım ve tercih etmeniz gereken besinlere ve kazanmanız gereken alışkanlıklara göz atalım.

Yapılan olası hatalarla yazıma başlamak istedim ancak sonunun gelmeyeceğini anlayınca olması gerekenlerle sizi meşgul etmenin daha yararlı olacağı kararına vardım.

Yediklerimiz ya da yiyemediklerimiz ruh halimizden tutunda enerjimize kadar bir sürü şeyi etkiliyor. Eğer iş yerinizdeki menülerden memnun değilseniz kimi günler evden yemek taşıyabilirsiniz. Yarın hatta hafta boyunca ne gibi yemeklerin karşınıza geleceğini bilin ve olası açlık krizlerine karşı hazırlıklı olun.

 

İş Yerinde Yediğiniz Günlerde:

Az yağlı yoğurt, cacık, ayran, kefir ya da süt grubu besinlerden birine öğününüz içinde yer verin. Süt grubu besinler yüksek kalsiyum içeriğiyle yemeklerden gelen yağın emilimini azaltırken, karbonhidrat içeriği yüksek besinlere karşı açlığınızı frenleyerek formda kalmanıza yardımcı olur.

Yemeklerinizi susuz isteyin böylece yağını azaltmış olurken kuru ağırlığını arttıracak ve daha çok posa, vitamin, mineral almış olacaksınız. Dolaylı yoldan tokluğunuz daha uzun süreli olacak ve atıştırmalıklar ile kalori alımınızı arttırmamış olacaksınız.

Tatlı porsiyonundan uzak durun sonuçta saatlerce oturacaksınız. Hızlı çıkıp inen kan şekeri nedeniyle hem odaklanma ve algılama zorlukları çekecek hem de yağlanacaksınız.

Salata barınız varsa şanslısınız demek. Ancak orda da kızartma besinler bulunabilir zaten salata yiyorum deyip ağırlığı onlara vermeden zeytinyağlı seçeneklere yönelin.

Her gün olan pilav, makarna, börek gibi besinleri tabağınızın garnitürü gibi küçük miktarlarda tercih edin yada eşdeğeri olacak kepekli ekmeği yada az yağlı sebze porsiyonunu tüketmeyi seçin.

 

İş Yerine Sipariş Verdiğinizde:

Sandviç, hamburger menü gibi siparişleriniz o günkü kalori ihtiyacınızı yüksek ihtimal aşacaktır. Günün kalanını yağsız sebze ve sıvı ağırlıklı geçirmeye özen gösterin.

Kalabalık bir grupsanız fast food kaçamağı yapabilirsiniz. Keyifli ortamlar günün stres ve sıkıntısını üzerinizden alır. Bu kaçamağı Türk fast food u olmasını tercih ederim. Sonuçta 1-2 lahmacun, 1 ayran ve yeşillik diyetlerde kullandığımız şeyler. Pizzanın hamuru sindirim şikayetlerine daha yatkındır ve daha yüksek oranda doymuş yağ ve şarküteri ürünleri içerir.

Çin mutfağından verdiğiniz siparişlerin sodyum içeriği genelde daha yüksek olduğu için ara öğünlerde biberiye, kiraz sapı, ananaslı yeşil çay, tarçın-karanfil gibi diüretik etkisi de olan çaylar tüketebilirsiniz.

Etsiz göründüğü için gözünüze daha hafif izlenimi veriyor olsa da kremalı makarnalar, fazt food menülerin kalorileriyle yarışabilir.

İş yerindeki menülerin pek de sağlıklı olduğunu düşünmüyorsanız. Haftanın bir iki günü bile olsa kalan günlerde konu dönüp dolaşıp evden kendi hazırladığınız yemeklere dönebilir. Ya da ev yemekleri yapan bir restoran sizi bu yükten kurtarabilir. Amacınız sizi en doğru karara götürecektir.

 

Peki, Ara Öğünler?:

Aslında kilit nokta burası yoğun ve uzun geçen günlerde kimi zaman öğün yerine geçecek kimi zamansa bir sonraki öğünde çok yemenizin önüne geçecek.

-Wasa sandviç + naneli yeşil çay                     -Leblebi + çekirdekli kuru üzüm

-Kuru dut + taze fındık                                   -Taze badem + kuru erik

-Ceviz + kuru incir                                         -Kepekli galeta + 200 ml yoğurt / kefir

Ve benzeri seçenekler çekmecenize atılabilir.

Sanırım bu yazıyı ve işlerimi yaparken fazlasıyla oturmuş oldum. ŞİMDİ kalan vaktimin bir kısmını kendime ayırıp egzersiz programıma ayıracağım. Kendinize değer verin.

Sizleri Nişantaşı Diyetisyen Ofisimize Bekliyoruz.

Sevgiler…

05 Ağu, 2020

Kuruyemiş Çeşitleri ve Faydaları

Kuruyemişler mükemmel bir yağ, lif ve protein kaynağıdır. Kuruyemişler yağ asitlerinden ağırlıklı olarak tekli doymamışları içerir. Başlıca beyin, kalp ve tüm hücrelerin sevdiği besinlerdir. En sağlıklı kuruyemiş ise çiğ, tuzlanmamış,… Daha fazla oku